UA-64346265-2
TRABZON BAKKALIM İNDİRİMLERİ
Ekim ayı indirimlerimiz 15-25 Ekim tarihlerinde Trabzon Bakkalım Şubelerinde Bakkalınız size yeter...
TRABZON BAKKALIM İNDİRİMLERİ

BAKKALLARI TEK ÇATI ALTINDA TOPLADI, BAKKALIM A.Ş. İLE MARKA HALİNE GETİRDİ

BAKKALLARI TEK ÇATI ALTINDA TOPLADI, BAKKALIM A.Ş. İLE MARKA HALİNE GETİRDİ

Mehmet Tayfun Ataman.  Onun başarı hikayesi gerçekten çok farklı. Onun hikayesinde azim, sabır, cesaret, yüksek bir özgüven fakat egodan uzak bir hayata bakışı göreceksiniz.

1974’e kadar da Vakfıkebir’de yaşadım, aslen Beşikdüzülüyüz.

Küçük yaştan itibaren ticarete ilgim vardı. Okul dışında gidip bakkala yardım ederdim. Pazarlarda yine soğancıya patatesçiye yardım ederdim. Liseyi bitirip boşta kaldığım sene, Beşikdüzü’nde sebze komisyoncusunda çalıştım.

Hatta hafta sonları bakkal dükkânları kapalıydı, ödünç terazi alıp gazeteden yapılma kese kağıtlarında manavlık yaptım. Haftalık kazandığımı bir günde kazandım.

Sizde küçük yaştan itibaren bir ticaret hevesi vardı anlaşılan…

Evet, ticarete küçük yaşlardan itibaren hevesim vardı.

Hatta o zamanlar şans oyunları yapar, satardık yaz tatillerinde. Güya para kazanırdık. Çocukluğumuz böyle geçti işte.

Sonra yeniden üniversite sınavlarına girdiniz değil mi?

İlk sene normal puan almıştım ama babam rahmetli, memur olduğundan Trabzon’da okumamı istiyordu. Belki de yanlış tercihten o sene üniversiteye giremedim. Bir müddet boşta gezdim.

Babamın da mesleğinden dolayı Ankara’da kursa katıldım ve 1976 yılında tapulama teknisyeni topoğraf kurs ikincisi olarak Trabzon’a atandım.

Aynı yıl tekrar üniversite imtihanına girdim ve Fatih Eğitim Enstitüsünün Türkçe Bölümünü kazandım. Gündüz arazide çalışıyordum, gece de kravatımı takarak okula gidiyordum. Mezun olduktan sonra öğretmenliği tercih etmedim yine aynı mesleğimde yükselmeyi tercih ettim.

O arada Almanya’dan dayımdan bir teklif geldi, tek erkek evlat olmama rağmen bıraktım anamı, babamı memleketimi, mesleğimi, sevdiklerimi Almanya’ya Nürnberg şehrine dayımın yanına gittim.

Almanya’ya ticaret amaçlı mı gittiniz?

Evet,1980 yılında dayımın yanına çalışmaya gittim. Dayım Macit Ataman; o dönemler Almanya Türk İş Adamları Derneği Başkanı idi. Bütün ticaret ahlakını ve bilgilerimi ondan öğrendim diyebilirim.

Burada gençlere çok önemli bir tavsiyem olacak. Yeter ki bir okulu okuyun ve mezun olun. Elbette ki ilk etapta istediğiniz okulu okuyun ama okumanın branşı çok da önemli değil. Yarın karşınıza mutlaka bir fırsat çıkıyor. İşte benim karşıma Almanya’da böyle bir fırsat çıktı.

Diğer dayım Mazhar Ataman’ın lokantasında hafta sonları garsonluk yaparken öğretmen bir grupla tanıştım. Bana okullarında Türkçe öğretmenine ihtiyaç olduğunu söylediler. Ben de Türkçe öğretmeniyim deyince teklif getirdiler ve kabul ederek bu okulda öğretmenliğe başladım.

Orada 2 yıl öğretmenlik yaptım. Dayımın bana ihtiyacı olması neticesinde 1 yıl daha dayımla ticaret yaptım. Dayım trafik kazası geçirmesi sonucunda 1984 yılında Türkiye dönmek isteyince beraber kesin dönüş yaptık.

O İstanbul’da kaldı, ben Trabzon’a döndüm. Oradaki ticaretimiz yine gıdayla ilgili idi. Tabii bakkallığa da hevesim vardı, belki en kolay görünen meslek de oydu ve ben böylece bakkallığa başladım.

Bugünkü konuma gelmenizdeki en önemli adımlardan birini attınız?

Evet. Fatih Mahallesinde, SSK hastanesi yakın 50 metrekare büyüklüğünde Ataman Gıda isimli bir dükkan açtım.

Hala iddia ediyorum, bugün bile Trabzon’da o müşteri potansiyeli ve samimi ortam hiçbir işletmede yoktur.

Beyaz önlük, takım elbise ve kravatla çalışıyorum. İçeri giren müşteri bakkalı hor görmüyor, biz de müşterimize aynı saygıyı gösteriyorduk.

Hala o müşterilerimle görüşür, geçmişi hasretle anarız.

Ardından 1988’lerde marketçilik furyası başladı, şehrimiz de bundan nasibini aldı. Trabzon’da o zaman ilk defa GİMA açıldı ve bir gün sonra da Tam Pazar isminde 3 ortakla biz de market açtık. Ortaklığımız malum, Karadeniz’de yürümedi.

Ortaklıktan bahsettiniz, Trabzon’da büyük çaplı işlerin yapılamayışı, sermayelerin birleştirilememesi, güç birliği yapılamaması nedendir?

Küçük ortaklıklar yürümüyor esasında. Büyük ortaklıklar da tek baş olursa çok kolay. Bakkal olarak devam ederken TEKEL’in özelleşmesi söz konusu oldu. O dönemde Bakkallar ve Sebzeciler Esnaf Odaları Yönetimine seçildim ve bir dönem sonra da başkan vekili oldum. 1997 yılıydı, Tekelin özelleşecekti. Sigara dağıtımının Türkiye’de yüzde 51 esnaf kuruluşlarının ortak olduğu şirketlere veriliyordu.

Bana teklif edildi, kabul ettim. Küçük bir çalışmadan sonra 12 ortakla Trabzon Bakkallar Tekel AŞ’yi kurduk.

İhaleye girdik ve işi bize verdiler. Böylece hem üye olarak bakkallara hizmet etmeye başladık hem para kazanmaya başladık hem de ortaklık olgusunu yerleştirmeyi başardık.

Tabi ne oldu? Bu arada işin başında benim. Ortaklar itimat etti, ben de verilen görevi layıkıyla yapmaya çalıştım. Her sene genel kurulumuzu yaptık ve hesabımızı verdik.

Başkanım dolu dolu bir iş hayatınız var. Sürekli bir mücadele ve arayış içindesiniz. İş hayatınıza başlarken hedefleriniz ve düşünceleriniz nelerdi? Gelinen noktayı bir değerlendirir misiniz?

Genelde hedeflerimizi tutturduk. Biz değneğin iki ucundayız. Ben aynı zamanda Bakkallar Odası Başkan vekiliyim, 11. Grupta da TTSO Meclis üyesiyim. Ticaretle uğraşırken hem üyenizi hem de şirketin menfaatlerini kollayacaksınız. Bu dengeyi sağlamak çok zor. Bunu başardık, Trabzon Bakkallar Gıda AŞ gibi Türkiye’de belki birkaç tane daha var.

Bir bakkal dükkanını açarken A’dan Z’ye bütün ürünleri alabilen bir yer haline geldik. Bundan vatandaş da faydalanmalıydı. Bu kez de Bizim Bakkal diye bir proje geliştirdik. Odamıza kayıtlı olan bütün bakkallara kapımız açıktı. İlk Bizim Bakkal şubesini örnek olsun diye Bizim Bakkal-1/ Ataman Gıda adıyla kendim açtım. 106 Bizim Bakkal kayıtlı noktasına hizmet verirken, bin tane de kayıtlı bakkal üyemiz var. Biz bunların da menfaatlerini korumak zorundayız.

Bunun için de onlara her hafta sonu mesaj çekiyoruz. Şu ürünlerde indirim var diye.

BAKKALIN İTİBARINI ARTIRDIK

Bu da yetmedi, burada biz bu hizmeti verirken, bakkala karşı diğer satıcılar tarafından bir hürmet başladı, kredi kartıyla satış başladı, açık hesap başladı. Dolaylı olarak bakkalın itibarını ve saygınlığını artırmayı başardık.

Bizim Bakkallara gelince de, gelip bize müracaat eden, şartları uygun olan ,fiziki konumları müsait olan noktalara Bizim Bakkal tabelasını asmaya başladık.

Ulusal ve yerel market zincirleriyle mücadele etmenin tek yolu kurumsallaşmak. Bunu da yüzde 90 oranında başardık diye düşünüyorum. Tabii gönlümüz Trabzon’daki 1000 tane noktanın en az 500’ünün bizim bakkal  tabelası altında olması.

Ve netice olarak bakkalımız, Bizim Bakkal noktalarında artık para kazanmaya başladı.

Bu arada DOKA’dan markalaşma, KOSGEB’den ise reklam desteği aldık.

Sayın Ataman, biraz da TTSO Meclis üyeliğinizi konuşalım…

Bakkalım AŞ’deki başarıdan dolayı olacak arkadaşlar teveccüh gösterdiler ve seçim çalışması sonucunda da 11. Meslek Gıda grubundan Meclis üyeliğine seçildim.

TTSO veya Esnaf Odaları bunlar esnafın ve tüccarın yöneticileri, orada kimsenin maddi menfaati yok. Gönüllü olarak işini gücünü bırakıyor Trabzon esnafı için, tüccarı için neler yapabiliriz çalışmaları içerisindeler. Esnafın ve tüccarın bireysel ulaşamayacağı yerlere kurumsal kimlikle ulaşıp problemleri çözmeye çalışıyorlar.

Biraz da Trabzon’a dair konuşalım. Şehrimizin gelişip kalkınması için neler yapılmalı sizce?

TRABZON’UN GELECEĞİ TURİZMDEDİR

Bizim geleceğimiz turizmdedir, burası kesin. Çünkü madenimiz yok, fabrikamız yok. Olanları da işletenlerini de desteklemiyoruz. Bunun için turizme ağırlık vermeliyiz ancak tüccarı da esnafı da eğitmeliyiz.

Trabzon’un geleceği turizmde diyoruz, ancak medyadan ve bizzat yaşananları üzüntüyle takip ediyoruz. Rusları kaçırdık sıra Araplara geldi. Hizmet sektörleri şeffaf olmalı. Tüm iş yerlerinin girişte görünen yerlerine tarifeler konulmalı. Şehrimize çok fazla yerli ve yabancı turist geliyor ama bunun kıymetini çok iyi bilmeli, bindiğimiz dalı kesmemeliyiz.

YEŞİL YOL MUTLAKA YAPILMALI

Bölgemizin turizmdeki geleceği adına Yeşil Yollar mutlaka yapılmalıdır. Benim yaylam Sis Dağı 2000 m yükseklikte. Karayoları ağına alınmış, asfalt dökülmüş yarım saatte çıkıyorum. Önceden gitmeye üşeniyordum şimdi vatandaş günü birlik gidip dönüyor.

Yayla turizmi yapacağız ama bunun için de alt yapı olmalı. Doğa tahrip edilmeden mangal, piknik yapılacak yerler olmalı. Buna yerel yöneticiler ağırlık vermeli.

TRABZON’DA İŞSİZLİK DEĞİL TEMBELLİK VE İŞ BEĞENMEMEK VAR

Trabzon’da işsizlik diye bir şeye inanmıyorum, bizde tembellik var, iş beğenmemek var, herkes masa başı işi istiyor. Çünkü işsiz insan, aç insan, ihtiyaçlı insan her işte çalışır. Ama burada bakıyorsunuz adam işsiz fakat iş beğenmiyor. Neden? Çünkü burada aile bağları çok güçlü. İşsiz insana ailesi bakıyor.

Sokaklara çıkın dükkanların camlarında, eleman aranıyor yazıları görürsünüz. Asgari ücretten olsun iş bulunca çalışacaksın, sebat edeceksin, kendini kabul ettireceksin ve hepsinden önemlisi işi öğreneceksin. Kendini kabul ettirirsen maaşın zaten artacak. Ama önce sebat etmeli ve çalışmalısın.

Boş vakitlerinizde neler yaparsınız? Kendinize işten vakit ayırabiliyor musunuz?

Klasik laftır, boş vaktim olmuyor diye. Ben Emekliler Kent Konseyinde, Hal Hakem Heyetinde, Tüketici Hakem Heyetinde, Beşikdüzü Yardımlaşma Derneğinde yöneticiyim. Her sabah 6.30-7.00’da kalkar, 7.30’da da işimin başındayım. Buna rağmen istenilirse boş zaman her zaman yaratılıyor. Kimsenin koltukları vazgeçilmez değil. Bende deniz ve yayla tutkusu var. Balık tutmayı çok seviyorum. Yayla, doğa başka bir güzel. Mümkün oldukça bir hafta sonu yayla, öbür hafta sonu deniz.

GIDA TOPTANCILARI SİTESİ ACİL VE ELZEM BİR İHTİYAÇTIR

Trabzon’da gıda toptancılarının en büyük sorunu toptancı sitesidir. Gıda Toptancıları Sitesi, Trabzon’un kanayan yarası olmuştur. Bunun için Büyük Şehir Belediyesinin desteklemesi lazım, destek alınamıyorsa da toptancıların bir araya gelip bir kooperatif veya şirket kurup bunu gündemde tutması gerekiyor.

Burada TTSO’ya da büyük görev düşüyor. Odamız buna öncü olmalı.

Ben 30 yıldır bu işin içindeyim, 30 yıldır aynı şeyi konuşuyoruz. Hiçbir adım atıldığı yok.

Toptancılar mutlaka bir araya gelmeli, bir toptancılar sitesi kurmalı. “Şehir dışında olunca kimse gelmez” deniliyor. Siteler Türkiye’nin her yerinde şehir dışında. İhtiyacı olan esnaf  gelir sizi bulur malını alır.

http://www.gunebakis.com.tr/haber/98157/bakkallari-tek-cati-altinda-topladi-bakkalim-as-ile-marka-haline-getirdi.html

25 Mart 2017
270 kez görüntülendi